Kültür & SanatManşet

Ayanlar Höyük kazısı başladı, Prenses Akiko ilk kazmayı vurdu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Japonya Prensesi Akiko Mikasa’nın katılımıyla 20 Eylül 2025’te Şanlıurfa’daki Ayanlar Höyük’te Taş Tepeler projesinin yeni etabında kazı resmen başlatıldı.

📌 Bu haberde ne var |
Türkiye’nin Neolitik çağ araştırmalarında kritik öneme sahip Taş Tepeler projesine Ayanlar Höyük’ün 12’nci yerleşim yeri olarak dâhil edilmesi, “ilk kazma” töreninde verilen mesajlar, projenin bilimsel kapsamı, Türk-Japon arkeoloji iş birliğinin tarihsel arka planı, bölge ekonomisi ve kültürel mirasa olası etkiler.

Bu haber şu sorulara yanıt veriyor:

  • Ayanlar Höyük kazısı neden Taş Tepeler için önemli?
  • Kazı ekibinin bileşimi ve bilimsel hedefler neler?
  • Türk-Japon iş birliği bu projede nasıl somutlaşıyor?

Ayanlar Höyük kazısı Önemi

Ayanlar Höyük kazısı, Taş Tepeler projesinin kapsamını genişleterek Şanlıurfa havzasındaki Neolitik dönem ağını daha bütüncül okumaya imkân veriyor. Ayanlar Höyük, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi merkezlerle aynı kültür çevresinde konumlanıyor ve yerleşik yaşamın ilk evrelerinden itibaren uzun süre iskân görmüş olmasıyla öne çıkıyor. Bu uzun soluk, tek bir dönemi değil, katmanlar halinde ilerleyen bir yaşam ve üretim örgüsünü izlemeyi mümkün kılıyor. Böylece “ilk köyler”, üretici yaşam biçimi, anıtsal kamusal yapılar ve toplumsal iş bölümü gibi başlıklar, bir yerleşimin kendi iç evrimi üzerinden takip edilebilecek. Bu yönüyle Ayanlar Höyük kazısı, yalnız Şanlıurfa’nın değil, dünya Neolitik araştırmalarının da veri çeşitliliğini artıracak; erken teknolojik ve sanatsal birikimin Anadolu’daki izlerini daha ayrıntılı belgelemeyi sağlayacak.

Ayanlar Höyük kazısı Detayları

Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayanlar Höyük’ün Taş Tepeler projesine 12’nci yerleşim olarak dâhil edildiğini ve yüzey araştırmalarının buranın çok erken evrelerden itibaren yerleşime sahne olduğunu gösterdiğini vurguladı. Ayanlar’ın diğer merkezlerden farklı olarak bölgenin en uzun süre iskân gören yerleşimi olarak bilindiğine dikkat çeken Ersoy, “2021’de başlattığımız arkeoloji yolunun yeni menzilindeyiz” ifadesiyle projenin sürekliliğini öne çıkardı. Taş Tepeler’in bilimsel kadrosuna dair paylaşılan rakamlara göre 2025 itibarıyla 15’i Türk, 21’i yabancı olmak üzere 36 akademik kurum; toplam 219 bilim insanı ve öğrenci saha ve laboratuvar çalışmalarına katılıyor. Bu ölçek, projenin Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji girişimlerinden biri olduğu değerlendirmesini pekiştiriyor.

Açılışın sembolik anı, Japonya Prensesi Akiko’nun vurduğu “ilk kazma” ile yaşandı. Bu jest, 39 yıl önce dedesi Prens Takahito Mikasa’nın Kaman-Kalehöyük’te başlattığı kazıların hatırlatılmasıyla anlam kazandı; böylece üç kuşağa yayılan bir arkeoloji köprüsü vurgulandı. Prenses Akiko, Ayanlar’ın Göbeklitepe’ye yaklaşık 30 kilometre mesafede olduğuna işaret ederek, burada elde edilecek bulguların “tapınak inşa eden toplulukların yerleşim düzenine” dair yeni ipuçları sunabileceğini belirtti. Japonya’nın Türkiye Büyükelçisi Takahiko Katsumata ise kazının Türkiye Cumhuriyeti’nin izniyle, Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü iş birliğinde yürütüldüğünü; iki ülke arasında kültürel varlıkların korunması alanında güvene dayalı bir eşgüdüm bulunduğunu ifade etti. Projenin yalnızca bilimsel çıktılarla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda bölge halkının kültürel miras bilincini güçlendirdiği ve istihdam yaratarak yerel ekonomiye katkı sağladığı da vurgulandı.

Taş Tepeler’in genel vizyonu, yaklaşık 12 bin yıl önceki teknolojik ve sanatsal düzeyi yeniden değerlendirmek ve Anadolu’daki toplulukların Eski Dünya için nasıl bir esin kaynağı olduğunu katman katman ortaya koymak. Bu çerçevede Ayanlar Höyük, üretim ilişkileri, beslenme ve barınma kültürü, ritüel ve kamusal mimari, zanaat ve malzeme teknolojileri gibi alanlarda yeni veri kümeleri sunabilir. Özellikle uzun iskân süresi sayesinde; alet teknolojisi, mimari formlar ve toplumsal örgütlenmenin zamansal dönüşümünü aynı yerleşim içinde karşılaştırmalı okumak mümkün olacak. Kazıların jeofizik taramalar, mikro-arkeoloji yöntemleri, yüksek çözünürlüklü stratigrafi ve çok disiplinli laboratuvar analizleriyle desteklenmesi bekleniyor.

Ayanlar Höyük kazısına dair açıklamalar

“Topraklarımızın bağrında muhafaza edilmiş kadim mirasa, varisi ve koruyucusu olmanın sorumluluğuyla sahip çıkacağız; Ayanlar Höyük çalışmalarımızın Türk ve dünya arkeolojisi için hayırlı olmasını diliyorum.”
| Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı

“Ayanlar Ören Yeri’nin Göbeklitepe’yle bağlantısına dikkat çekmek isterim; burada tarihi yeniden yazabilecek keşiflerin ortaya çıkmasını temenni ediyorum.”
| Akiko Mikasa, Japonya Prensesi

“Bu kazı, Chiba Teknoloji Enstitüsü ile Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü iş birliğiyle yürütülüyor; kültürel varlıkların korunması alanındaki ortak çalışmalarımız bölgenin canlanmasına da katkı sağlıyor.”
| Takahiko Katsumata, Japonya’nın Türkiye Büyükelçisi

“Üç kuşağa yayılan dostluk, Kaman-Kalehöyük’te başlayan bilimsel bağı bugüne taşıyor; Ayanlar’da da verimli bir başlangıç bekliyoruz.”
| Kimiyoshi Matsumura, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı

“Ayanlar, uzun süreli iskânı sayesinde üretimden mimariye, ritüelden zanaate uzanan çok katmanlı bir okuma vaat ediyor.”
| Bilim Ekibi Temsilcisi, Proje Koordinatörü

❓ Cevabı Olan Sorular

Ayanlar Höyük kazısı tam olarak nerede ve hangi projeye bağlı?
Şanlıurfa’da, Taş Tepeler projesinin 12’nci yerleşim etabı içinde yer alıyor.

Kazıya kimler katılıyor, ekip bileşimi nedir?
Toplam 36 akademik kurumdan 219 araştırmacı ve öğrenci; Türk ve yabancı ekipler birlikte çalışıyor.

Bilimsel hedeflerde hangi temalar öne çıkıyor?
Yerleşik yaşamın evrimi, üretim-beslenme kültürü, mimari ve ritüel pratikler, alet-malzeme teknolojileri ve stratigrafik süreklilik.

Türk-Japon iş birliği sahada nasıl karşılık buluyor?
Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü eşgüdümüyle; yöntem ve uzmanlık paylaşımıyla ilerliyor.

Yerel topluma beklenen katkı ne?
Kültürel miras bilincinin artması, istihdam ve ziyaretçi akışıyla bölge ekonomisinin canlanması.

🤔 Merak Edilen Diğer Sorular

  • Ayanlar Höyük’te ilk sezon kazılarında hangi mimari izlere ulaşılabilir?
  • Organik kalıntı analizi, beslenme düzenine dair hangi yeni verileri sunabilir?
  • Göbeklitepe ile Ayanlar arasında somut kültürel/mimari paralellikler bulunabilecek mi?
  • Kazı alanı ziyaretçi düzenlemesi ve bilgilendirme altyapısı nasıl şekillenecek?
  • Bulguların müze ve dijital sergileme planı ne zaman netleşecek?

📝 Editör Notları

Ayanlar Höyük kazısının başlaması, Taş Tepeler projesinin bütüncül okumasını güçlendiren stratejik bir adım. Uzun süreli iskân verisi, tek merkezli anlatılardan çok katmanlı bir kültür tarihine geçişin anahtarı olabilir. Bu, Türkiye’nin arkeoloji diplomatisine de olumlu yansıyacak bir gelişme.

Erken yerleşik hayata dair teknolojik ve sanatsal birikimin ayrıntılandırılması, sadece akademi için değil, kültürel miras turizmi ve eğitim içerikleri açısından da değerli. Bu çalışmalarda şeffaf veri paylaşımı ve kamusal bilgilendirme, toplumsal sahiplenmeyi artıracaktır.

Bölgedeki arkeolojik yoğunluk, koruma-kullanma dengesinin titizlikle gözetilmesini gerektiriyor. Ziyaretçi yönetimi, çevresel etkiler ve yerel katılım birlikte planlandığında, yeni keşiflerin bilimsel niteliği korunurken sürdürülebilirlik de sağlanabilir.

Daha Fazla Göster

Haber Destek

Haber Destek, doğru ve sade bilgiyi okura ulaştırmayı amaçlayan tarafsız bir yazardır. Haberleri anlaşılır bir dille aktarır, ardından eklediği düşüncelerle gelişmeleri farklı açılardan değerlendirmeye imkân tanır.
Başa dön tuşu