Erdoğan: Bilim üreten gençlerin yanındayız, destekler sürecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, Millî Uzay Programı ile ulusal ve uluslararası araştırmacı programları başta olmak üzere burs, staj, eğitim ve atölye destekleriyle öğrenen, öğreten, üreten ve ülkeye katkı vermek isteyen gençlerin yanında olduklarını söyledi.

📌 Bu haberde ne var |
• 2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri’nin kapsamı, ödül dağılımı ve istatistikleri, Erdoğan’ın bilimin evrenselliği vurgusu, bilim ve teknolojiye ayrılan kaynaklar, AR-GE desteklerinin büyüklüğü, teknopark ve AR-GE merkezlerindeki artış, kütüphane yatırımları, Millî Uzay Programı ve dijital altyapı hedefleri ele alınıyor.
Bu haber şu sorulara yanıt veriyor:
- 2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri kapsamında hangi alanlar ve hangi sayısal veriler öne çıktı?
- Cumhurbaşkanı Erdoğan bilim ve teknolojiye verilen destekleri hangi kalemlerle açıkladı?
- Konuşmada gençlerin bilimsel üretime katılımı ve geleceğe yönelik hedefler nasıl tanımlandı?
TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri’nin önemi
TÜBA ve TÜBİTAK ödül programları, Türkiye’de akademik üretimin görünür kılınması ve bilimsel ekosistemin teşvik edilmesi açısından uzun yıllardır önemli bir işlev üstleniyor. 2025 ödül töreninde, hem kıdemli bilim insanlarının hem de genç akademisyenlerin ödüllendirilmesi, bilimsel süreklilik ve kuşaklar arası aktarım mesajını güçlendiren bir çerçeve sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ise ödüllerin ötesinde, Türkiye’nin bilim politikalarına dair bir değerlendirme niteliği taşıdı. Bilginin evrensel karakteri vurgulanırken, tarihsel bir bilim mirasına atıf yapılması ve güncel teknoloji hamlelerine dair örnekler verilmesi, “köklerle bağ kuran ama geleceğe odaklanan” bir bilim yaklaşımını öne çıkardı.
Bu yönüyle tören, yalnızca ödül takdiminin yapıldığı bir etkinlik değil; bilim, teknoloji, eğitim altyapısı ve insan kaynağı yatırımlarının kamuoyuna aktarıldığı bir platform olarak da dikkat çekti.
Ödüller, alanlar ve sayısal veriler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBA Ödülleri kapsamında bu yıl 38 bilim insanına ödül ve berat verileceğini belirtti. TÜBİTAK Bilim ve Teşvik Ödülleri’nin ise sekiz farklı üniversiteden 11 öğretim üyesine takdim edildiğini hatırlattı.
Konuşmada ödül alanlarının genişliği özellikle vurgulandı. Elektro-kimyadan katı cisimler mekaniğine, deneysel psikolojiden RNA biyolojisine, diş hekimliğinden nörolojiye, tarih ve felsefeye kadar pek çok disiplinin ödül listesinde yer aldığı ifade edildi. Uluslararası Akademi Ödülleri’nin Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde iki isme verileceği, Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülleri’nin ise Eczacılık Özel Ödülü dahil 28 genç akademisyene takdim edileceği belirtildi.
Ayrıca Bilimsel Telif Eser Ödülleri kapsamında; dördü telif eser, üçü jüri özel ödülü ve biri Halil İnalcık Özel Ödülü olmak üzere toplam sekiz öğretim üyesinin ödüllendirildiği kaydedildi. Erdoğan, bu verilerle birlikte TÜBA-GEBİP ödülü alan bilim insanı sayısının 697’ye, TESEP kapsamında ödüllendirilen eser sayısının da 254’e yükseldiğini söyledi.
Ödül alan akademisyenlerin görev yaptıkları kurumların Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılması da konuşmada ayrı bir başlık olarak yer aldı. Erdoğan, Karadeniz’den Marmara’ya, Ege’den Doğu Anadolu ve İç Anadolu’ya kadar pek çok bölgeden üniversitenin bilim üretimine katkı verdiğini belirterek bu çeşitliliğin önemine dikkat çekti.
Bilimin evrenselliği ve tarihsel miras vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilimin en temel özelliğinin birikim ve evrenselliğe dayalı olması olduğunu söyledi. Bilginin dünyanın farklı yerlerinde üretildiğini, mukayeseli ve etkileşimli biçimde geliştiğini, sürekli güncellendiğini ifade etti.
Bu çerçevede, astronomi başta olmak üzere geçmişteki bilimsel üretim mirasına değinen Erdoğan, usturlaplar, takvimler ve su saatleri gibi araçlarla Anadolu coğrafyasında bilimsel birikimin bin yıl öncesine uzandığını dile getirdi. Batı’daki ilk üniversitelerin, bu coğrafyanın eğitim metotlarından ve müfredatından etkilendiğine dair değerlendirmeler de konuşmada yer aldı.
Erdoğan ayrıca, geçmişin başarılarıyla övünmenin yeterli olmadığını; geleneğin “ateşini geleceğe taşıma” fikriyle bilimsel üretimi sürdürmek gerektiğini ifade ederek tarihsel mirası modern bilim hedefleriyle ilişkilendirdi.
AR-GE destekleri, teknoparklar ve kütüphane altyapısı
Konuşmanın önemli bölümlerinden biri, son 23 yılda bilim ve teknolojiye ayrılan kaynaklar oldu. Erdoğan, TÜBİTAK bünyesindeki akademik AR-GE destek programlarıyla 36 bini aşkın projeye 153 milyar lira kaynak tahsis edildiğini söyledi. Aynı dönemde 415 bin 119 bilim insanına 46,5 milyar lira destek sağlandığını, özel sektörde ise 28 bin 493 projenin 134 milyar liralık kaynakla desteklendiğini aktardı.
Bilim kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla 2007’den bu yana 53 bin 394 projeye 8,22 milyar lira destek verildiği belirtildi. Ayrıca teknopark sayısının 2’den 113’e, AR-GE merkezi sayısının 0’dan 360’a çıkarıldığı, teknopark bulunan il sayısının ise 2’den 64’e yükseltildiği ifade edildi.
Eğitim ve araştırma altyapısı açısından kütüphanelere dair hedefler de konuşmada yer aldı. Kütüphane kullanım alanının 7 yıl içinde 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye çıkarıldığı, yeni açılacaklarla 2026’da 1 milyon metrekare hedeflendiği, oturma kapasitesinin 200 bin kişinin üzerine taşınmasının amaçlandığı belirtildi. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin 300 milyon elektronik kaynak ve 141 milyon 700 bin basılı kaynağıyla dünyanın üçüncü büyük kütüphanesi olduğu ifade edildi.
Gençlere programlar, Millî Uzay Programı ve dijital hedefler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Uzay Programı ile Ulusal ve Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı gibi araçlarla gençlerin burs, staj ve eğitim programları üzerinden desteklendiğini söyledi. TEKNOFEST’in gençleri bilim, teknoloji ve inovasyonla buluşturduğunu, Millî Teknoloji Hamlesi’nin ivme kazandığını ifade etti.
Konuşmada dijital altyapı hedefleri de yer aldı. Türkiye’de ilk kez hiper ölçekli bir bulut bölgesinin kurulmasına yönelik stratejik mutabakat imzalandığı, projenin 2028-2029 döneminde faaliyete geçmesinin planlandığı, böylece Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital köprü olmasının hedeflendiği belirtildi.
Erdoğan’ın TÜBA ve TÜBİTAK ödüllerine dair açıklamaları
“Millî Uzay Programımızla ve araştırmacı programlarımızla öğrenen, öğreten, üreten tüm gençlerimizin yanında oluyoruz.” | Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı
“Bilimin en temel özelliği birikim ve evrenselliğe dayalı olmasıdır.” | Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı
“Son 23 yılda 36 bini aşkın projeye 153 milyar lira kaynak tahsis ettik.” | Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı
“Teknopark sayısını 2’den 113’e, AR-GE merkezlerini 0’dan 360’a yükselttik.” | Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı
“2026’da kütüphane kullanım alanını 1 milyon metrekarenin üzerine taşımayı hedefliyoruz.” | Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı
❓ Cevabı Olan Sorular
2025’te TÜBA kapsamında kaç bilim insanı ödül aldı?
TÜBA Ödülleri kapsamında 38 bilim insanına ödül ve berat verileceği ifade edildi.
TÜBİTAK Bilim ve Teşvik Ödülleri kaç hocaya verildi?
Sekiz farklı üniversiteden 11 öğretim üyesine verildiği belirtildi.
AR-GE desteklerinin büyüklüğü ne kadar?
Son 23 yılda 36 bini aşkın projeye 153 milyar lira; 415 bin 119 bilim insanına 46,5 milyar lira destek sağlandığı açıklandı.
Teknopark ve AR-GE merkezlerinde hangi artışlar oldu?
Teknopark sayısı 2’den 113’e, AR-GE merkezleri 0’dan 360’a, teknopark bulunan il sayısı 2’den 64’e yükseltildi.
Gençlere yönelik hangi programlar öne çıktı?
Millî Uzay Programı, ulusal ve uluslararası lider araştırmacı programları ile burs, staj, eğitim ve atölye destekleri.
🤔 Merak Edilen Diğer Sorular
- Desteklenen AR-GE projelerinin sahadaki somut çıktıları nasıl ölçülüyor?
- Hiper ölçekli bulut bölgesi projesi hangi sektörleri doğrudan etkileyecek?
- TÜBA ve TÜBİTAK ödüllerinde önümüzdeki yıllarda öncelikli alanlar değişecek mi?
- Üniversiteler arası bilimsel kapasite farkı nasıl azaltılacak?
- Genç araştırmacı programlarında başvuru ve değerlendirme kriterleri nasıl güncellenecek?
📝 Editörden
Beştepe’deki ödül töreni, bilimin yalnızca akademinin iç gündemi olmadığını, eğitim altyapısı, teknoloji yatırımları ve insan kaynağı planlamasıyla birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Konuşmadaki veriler, özellikle AR-GE desteklerinin büyüklüğünü ve Türkiye’nin bu alandaki kurumsal kapasite artışını öne çıkarıyor.
Buna karşılık, bilimsel üretimde süreklilik meselesi her zaman kaynak büyüklüğünden daha fazla şey gerektiriyor. Gençlerin bilimsel merakını canlı tutmak, araştırma ortamlarını nitelikli hale getirmek ve üretilen bilginin toplumsal faydaya dönüşmesini hızlandırmak, bu tür programların uzun vadeli etkisini belirleyecek.
Ne dersiniz, bu büyüyen destek ekosistemi, Türkiye’nin bilimsel çıktıda dünyadaki en üst lige çıkma hedefini somut biçimde hızlandırabilecek mi?
