GüncelManşetYaşam

Kadına Yönelik Şiddet Araştırması tamamlandı: bulgular açıklandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10 yıl aradan sonra yürütülen “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024”ün tamamlandığını ve temel bulguların kamuoyuyla paylaşıldığını duyurarak araştırmanın mevcut politikaları güçlendirecek, gelecek adımlara yön verecek veri odaklı bir zemin sunduğunu açıkladı.

📌 Bu haberde ne var |
10 yıl sonra yenilenen Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’nın kapsamı, yöntem ve örneklem bilgileri; dijital şiddet ve ısrarlı takibe dair ilk kez derlenen veriler; sonuçların açık bir dijital platformda paylaşılması; beş yılda bir tekrarlanacak izleme takvimi; 2026–2030 “V. Ulusal Eylem Planı”, 81 il için İl Eylem Planları, ŞÖNİM’lerin yeniden yapılandırılması ve gençlere yönelik yeni eğitim modülleri.

Bu haber şu sorulara yanıt veriyor:

Kadına Yönelik Şiddet Araştırması neden kritik ve bu kez neleri kapsıyor?
Elde edilen veriler politika yapımında nasıl kullanılacak, hangi yeni adımlar geliyor?
ŞÖNİM’lerde ve gençlere yönelik eğitimlerde nasıl bir model planlandı?

Kadına Yönelik Şiddet Araştırması Önemi

Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, şiddetin türleri, yaygınlığı ve risk faktörlerini bilimsel yöntemlerle görünür kılan temel bir referans niteliği taşıyor. 10 yıllık aranın ardından tekrarlanan çalışma, politika yapıcılar için güncel ve karşılaştırılabilir veri sunuyor; şiddetin yalnızca fiziksel boyutunu değil, psikolojik, ekonomik, cinsel, ısrarlı takip ve dijital şiddet gibi yeni ortaya çıkan alanlarını da kapsıyor. Bu çerçevede araştırma, hem ulusal stratejilere hem de yerel planlara yön vererek izlenebilir ve ölçülebilir hedefler belirlenmesine katkı sağlıyor. Veri odaklı yaklaşım, kaynakların doğru kanallara aktarılmasına, önleyici programların etkinliğinin test edilmesine ve kamuoyunda şeffaf bir hesap verebilirlik kültürünün oluşturulmasına hizmet edecek.

Kadına Yönelik Şiddet Araştırması Detayları

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın paylaştığı bilgilere göre araştırma, TÜBİTAK 1007 Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve TÜİK iş birliğiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldü. Türkiye’nin coğrafi, demografik ve sosyoekonomik çeşitliliğini yansıtan yüksek temsiliyet gücüne sahip geniş bir örneklemle, 18 bin 275 kadınla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi. Çalışma, uluslararası kuruluşların kriterleriyle uyumlu yöntemler kullanılarak tasarlandı ve bu sayede uluslararası veri tabanlarında Türkiye’yi temsil edecek güvenilir bir referans olarak konumlandı.

Bu turda önceki araştırmalardan farklı olarak dijital şiddet ve ısrarlı takip başlıklarında kapsamlı veri üretildi. Siber zorbalık, özel hayatın ihlali, dijital takip ve sosyal medya üzerinden taciz gibi olgular, özellikle genç kadınlar ekseninde daha yakından incelendi. Bakanlık, verilerin yalnızca rapor formatında kalmayacağını; yapay zekâ destekli analizlerin yapılabildiği, kamuya açık bir dijital platformda paylaşılacağını açıkladı. Böylece akademi, sivil toplum ve yerel yönetimler, bulgulara erişip kendi program ve projelerini veriyle besleyebilecek.

Araştırmanın beş yılda bir tekrarlanacağı duyuruldu. Bu düzenlilik, eğilimleri izlemeyi, politika etkilerini ölçmeyi ve gerektiğinde stratejik revizyonlara gitmeyi mümkün kılacak. 2026–2030 dönemini kapsayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı” yıl sonuna kadar kamuoyuna açıklanacak; aynı zamanda 81 ilin her biri için ayrı İl Eylem Planları hazırlanarak yerel dinamiklere göre risk temelli çözümler üretilecek.

Şiddet mağduru kadınlara yönelik travma odaklı profesyonel destek programları yaygınlaştırılacak; bireysel danışmanlık ve grup çalışmalarıyla psikososyal güçlenme desteklenecek. İŞKUR, KOSGEB ve belediyelerle oluşturulacak entegre ağ üzerinden kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımı artırılacak. Gençlere yönelik özel eğitim modülleriyle şiddetin öncüllerine erken müdahale hedeflenirken, üniversite, yurtlar ve gençlik merkezlerinde dijital şiddet farkındalığına odaklanan uygulamalar planlanıyor.

ŞÖNİM’ler (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri) “Acil Müdahale, Tedbir Takibi, Mağdur Destek, Fail Müdahale ve Toplum Temelli Önleme” birimlerini içerecek şekilde yeniden yapılandırılıyor. Bu model, hem mağdura hem faile hem de topluma yönelik bütüncül bir önleme–müdahale zinciri kurmayı amaçlıyor.

Kadına Yönelik Şiddet Araştırmasına dair açıklamalar

“Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden sürdürdüğümüz mücadelede bugün bilimsel verilere dayalı, çözüm odaklı ve bütüncül önleme stratejileriyle yeni bir döneme giriyoruz.” | Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı

“Bu araştırmadan elde edilen veriler, hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak.” | Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı

“18 bin 275 kadınla yüz yüze görüşülerek yürütülen çalışma uluslararası kriterlerle uyumlu; dijital şiddet ve ısrarlı takip gibi alanlarda ilk kez kapsamlı veri ürettik.” | Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı

“Verileri yapay zekâ destekli analizlerin yapılabildiği, kamuya açık bir dijital platformda paylaşacağız; şeffaf ve toplumsal fayda üreten bir veri kültürü inşa etmek istiyoruz.” | Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı

“ŞÖNİM’leri Acil Müdahale, Tedbir Takibi, Mağdur Destek, Fail Müdahale ve Toplum Temelli Önleme birimleriyle daha etkin ve işlevsel hale getiriyoruz.” | Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı

❓ Cevabı Olan Sorular

Araştırma neden 10 yıl aradan sonra yeniden yapıldı?
Politikaların güncel verilere dayanması, yeni şiddet türlerinin ölçülmesi ve uzun dönemli eğilimlerin izlenebilmesi için kapsamlı bir tekrar ihtiyacı doğdu.

Örneklemin büyüklüğü ve yöntemi neden önemli?
18.275 yüz yüze görüşme, temsiliyeti artırarak hem ulusal hem uluslararası karşılaştırmalar için güvenilir bir temel sunuyor.

Verilerin dijital platformda paylaşılması ne sağlayacak?
Akademi ve sivil toplumun bağımsız analiz yapmasını, yerel aktörlerin hızlı politika üretmesini ve kamuoyunda şeffaflığı güçlendirecek.

Gençlere yönelik eğitim modülleri neyi hedefliyor?
Dijital şiddet ve ısrarlı takip gibi yükselen risklerde erken farkındalık ve önleyici davranış kalıplarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

ŞÖNİM’lerin yeni modeli nasıl işleyecek?
Mağdur, fail ve toplum ekseninde çok yönlü, birbirini tamamlayan birimler aracılığıyla acil müdahaleden uzun süreli takibe uzanan bütüncül bir sistem kurulacak.

🤔 Merak Edilen Diğer Sorular

  • Dijital şiddet göstergeleri beş yıl içinde nasıl değişecek?
  • İl Eylem Planlarında yerel risk haritaları nasıl üretilecek?
  • Travma odaklı programların etki ölçümü hangi göstergelerle yapılacak?
  • Gençlik merkezlerinde farkındalık eğitimleri nasıl yaygınlaştırılacak?
  • Veri paylaşım platformunda anonimlik ve mahremiyet nasıl korunacak?

📝 Editörden

Veri, şiddetle mücadelenin ortak dili. Ancak sayılar, sahadaki deneyimi duymadan tek başına konuşmuyor. Bu çalışma, yöntem gücü ve kapsayıcılığıyla politika masasına güçlü bir dayanak koyuyor; özellikle dijital şiddet ve ısrarlı takip gibi yeni alanlarda görüneni isimlendirmek için kritik bir adım atıyor.

Bundan sonrası, verinin dolaşım hızı ve kurumlar arası koordinasyonla ölçülecek. ŞÖNİM’lerin yeniden yapılandırılması, fail odaklı müdahale birimlerinin sisteme eklemlenmesi ve gençlere dönük eğitim modüllerinin sahaya inmesi; kâğıt üzerindeki çerçevenin günlük hayattaki karşılığını belirleyecek.

Açık dijital platform kararı, şeffaflık kadar iş birliğini de işaret ediyor. Veriyi paylaşmak, meseleyi paylaşmaktır; akademinin, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun aynı tabloya bakması, çözümün temposunu artırabilir.

Soru net: Yüksek nitelikli veriyi, sahada gecikmeyen ve ölçülebilir etki üreten programlara ne kadar hızla çevireceğiz?

Daha Fazla Göster

Haber Destek

Haber Destek, doğru ve sade bilgiyi okura ulaştırmayı amaçlayan tarafsız bir yazardır. Haberleri anlaşılır bir dille aktarır, ardından eklediği düşüncelerle gelişmeleri farklı açılardan değerlendirmeye imkân tanır.
Başa dön tuşu