Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden Üreticiye 255 Milyon TL’lik Destek
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiren hayvancılık sektörüne desteğini sürdürüyor. Yem bitkisi tohumu dağıtımıyla üreticiler, yaklaşık 255 milyon TL’lik girdi maliyetinden tasarruf etti.
📌 Bu haberde ne var |
Tekirdağ’da yürütülen yem bitkisi tohumu dağıtım projesi sayesinde çiftçiler ciddi bir maliyet avantajı elde etti. Belediye, üreticilere hem yem hem de yem bitkisi desteği sunarak tarımsal üretimi ve hayvancılığı güçlendirmeyi hedefliyor.
Bu haber şu sorulara yanıt veriyor:
- Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin hayvancılığa yönelik desteği neleri kapsıyor?
- Proje kapsamında kaç çiftçi destek aldı?
- Toprağa ve ekonomiye ne tür katkılar sağlandı?
Hayvancılık desteğinin önemi
Hayvancılık sektörü, yem maliyetlerinin hızla artmasıyla birlikte birçok üretici için sürdürülebilirliğini zorlaştıran bir döneme girdi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin uyguladığı “Baklagil Yem Bitkileri Ekiliş Alanlarının Genişletilmesi Projesi”, hem bölgesel kalkınma hem de milli ekonomi açısından stratejik önem taşıyor. Yem maliyetlerinin düşürülmesi, üreticilerin rekabet gücünü artırırken kırsal kalkınmayı da destekliyor.
Proje detayları
2015 yılından bu yana devam eden proje kapsamında, sadece 2025 yılında 557 çiftçiye 53 bin 800 kilogram macar fiği ve yem bezelyesi tohumu dağıtıldı. Toplamda ise 5 bin 507 çiftçiye ulaşıldı ve 531 bin 328 kilogram yem bitkisi tohumu Tekirdağ genelinde ekildi. Bu sayede 53 bin dekardan fazla alanda üretim yapıldı, yaklaşık 42 bin 500 ton kaliteli kaba yem elde edildi.
Üreticiler bu sayede günümüz fiyatlarıyla yaklaşık 255 milyon TL tutarında yem maliyetinden kurtuldu. Proje maliyetinin yüzde 70’i belediye, yüzde 30’u üreticiler tarafından karşılanıyor.
Üretici örgütleriyle iş birliği
Proje, Tekirdağ İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, S.S. Tekirdağ Bölgesi Tarım Kooperatifler Birliği ve yedi ilçedeki süt üreticileri birlikleriyle yapılan protokoller kapsamında yürütülüyor. Böylece hem örgütlü üretim destekleniyor hem de verimlilik artıyor.
Toprağa da değer katıyor
Baklagil yem bitkileri, toprağa azot bağlama özelliği sayesinde verimliliği artırıyor. Proje kapsamında desteklenen alanlarda yaklaşık 531 ton saf azot toprağa kazandırıldı. Bu katkı, güncel fiyatlarla 24 milyon TL değerinde kimyasal gübre tasarrufu anlamına geliyor. Böylece hem çevreye duyarlı hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturuldu.
Hayvancılık projesine dair açıklamalar
“Tekirdağ’ımızın çiftçisi, üreticisi en zor zamanında dahi milletimizin ekmeği için gece gündüz çalışıyor. Biz de onların yanında olmakla yükümlüyüz. Bu projeyle hem aile bütçelerine hem milli ekonomiye katkı sunmanın gururunu yaşıyoruz.”
| Dr. Candan Yüceer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı
❓ Cevabı Olan Sorular
1. Proje kapsamında hangi yem bitkileri dağıtıldı?
Macar fiği ve yem bezelyesi tohumları üreticilere ücretsiz olarak ulaştırıldı.
2. Destekten kimler yararlanabiliyor?
Belirlenen kriterleri sağlayan ve üretici birliklerine üye olan çiftçiler destekten faydalanabiliyor.
3. Proje maliyetinin ne kadarı belediye tarafından karşılanıyor?
Proje maliyetinin yüzde 70’i belediye, yüzde 30’u üreticiler tarafından karşılanıyor.
4. Toprağa katkı nasıl sağlanıyor?
Baklagil bitkileri azot bağlayarak toprağın doğal verimliliğini artırıyor ve kimyasal gübre ihtiyacını azaltıyor.
5. Proje Tekirdağ ekonomisine ne kazandırdı?
Yaklaşık 255 milyon TL tutarında yem maliyeti tasarrufu sağlandı ve üretim sürekliliği güvence altına alındı.
🤔 Merak Edilen Diğer Sorular
- Bu destek modelinin diğer illerde uygulanması planlanıyor mu?
- Çiftçilere tohum dışında farklı destek türleri de verilecek mi?
- Proje kapsamında kadın üreticilere özel bir program bulunuyor mu?
- Bu tür yerel destekler süt üretim fiyatlarını etkileyebilir mi?
- Azot bağlayan bitkilerin uzun vadeli çevresel etkileri neler olabilir?
📝 Editörden
Tekirdağ’ın bereketli topraklarında başlayan bu proje, aslında bir dayanışma hikâyesi. Artan maliyetler karşısında üretimden kopmayan çiftçilerin yanında olmak, yerel yönetimlerin en anlamlı görevlerinden biri. Belediye desteğiyle filizlenen bu tohumlar sadece tarlada değil, kentin geleceğinde de karşılık buluyor.
Her destekle birlikte kırsalda bir nefes, bir umut yeşeriyor. Ancak bu çabanın kalıcı olabilmesi için üreticinin emeğini koruyan piyasa dengeleri de sağlanmalı. Gerçek kalkınma, toprağın bereketiyle emeğin karşılığını bulduğu yerde başlar.
Belki de asıl soru şu: Destekle güçlenen üretici, bu gücü sürdürülebilir bir refaha dönüştürebilecek mi?
